DOLAR 8
EURO 9,5211
ALTIN 464,132
BIST 1320,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 16°C
Parçalı Bulutlu
#gazeteciliksucdeğildir
#gazeteciliksucdeğildir

Türkiye’ye Güvence ?

Nilüfer Çetin
Bu saltanat bitsin diye, her birey korkmadan fikr-i beyan etsin diye; yılmadan, yorulmadan, sizlerin güvenine layık olma bilinci ile burada olacağız. Yol arkadaşımız olmanız umuduyla hepinize bin selam olsun…
08.08.2020
62
A+
A-

Bir çoğumuzun umut bağladığı, üslubunu ve konuşma tarzını beğendiği hatta tüm dobralığı ve hazır cevaplılığıyla inceden sevdiği bir siyasetçi Muharrem İnce. Cumhurbaşkanlığına aday gösterildiği zaman, muhalif kesimin “taze kan” olarak gördüğü hatta ciddi anlamda bel bağladığı bir lider adayı olarak büyük bir kesimin kalbini de fethetti açıkçası. Taa ki o talihsiz “Adam Kazandı” açıklamasına dek.

Bu aralar gündemden düşmeyen, tüm ana akım medyada genişçe yer bulan ve üstüne üstlük yüreklendirici yorumlarla (ne hikmetse) destek bulan bir konu Muharrem İnce’nin yeni bir parti kurma hazırlığında olduğu. Yaptığı açıklamaları izleyip, sıradan bir yurttaş olarak empati yapmaya çalıştığımda karşımda hiç de “yıllardır emek verdiği partisi tarafından dışlanmış, parti dışına itilmiş, büyük haksızlığa uğramış” bir siyasetçi görmüyorum açıkçası. Yakın çevresinden verilen bilgilerde CHP’nin Yalova delegelerinin yanına oturtulduğu için rahatsızlık duyduğu, belediye başkanları il delegelerinin olduğu yerde oturması gerektiğini düşündüğü söyleniyor. Hatta kurultayda oturtulduğu yeri, bir cumhurbaşkanı adayına yapılmaması gereken bir saygısızlık olarak gördüğünü beyan eden iktidar partisi mensupları konuştukça Sayın İnce’nin gün geçtikçe sivrilen hırsı daha bir göze batar hale geliyor.

Yıllardır CHP’den başka bir kimliği, yolu ve ışığı olmadığını her fırsatta söyleyen İnce, ne oldu da “Cumhuriyetçileri aynı çatı altında toplayarak yeni yüzlerle yeni bir parti kuracağım” noktasına geldi? Haklı olduğu konuları es geçmeyeceğim elbette. Eleştirilerinin birçoğuna da yürekten katılıyorum. Örneğin bugün geldiğimiz noktada; iktidar tüm Cumhuriyet kazanımlarını yerle bir ederken, muhalefetin “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” tavrı ben dahil büyük bir kesimin kanayan yarası. Hatta İnce’nin ve onunla birlikte hareket eden yakın kurmaylarının; “CHP’nin belediye başkanlarının etkisine girdiği, partinin temel ilkelerinden uzaklaşarak tek adam yönetimine giriyor” yorumunun çok da yanlış olmadığı kanısındayım. Ve fakat ben ve yakın çevremde konuştuğum birçok kişinin ortak görüşü; kurulacak olan yeni bir partinin zaten çok da etkin olmayan muhalefet güruhunu böleceği yönünde.

Bu güzel coğrafyada tarihin tekerrürden ibaret olması makus talihimiz maalesef… Hatırlar mısınız bilmem 2014 yılı kasım ayında bomba gibi bir haberle sarsılmıştık. “CHP Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan partisinden istifa etti”. Elbette ki istifasının en büyük sebeplerinden biri de kendi ismi kulislerde “aday olmalı” diye konuşulurken; CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak yanlış tercih olduğunu düşündüğü Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday göstermesi de sayılabilir. Hatta meclise verilen adaylık dilekçesinde imza atmayan 21 vekilden biri de Sayın Tarhan’dı. 31 Ekim 2014’te istifa edip, 14 Kasım 2014’te Anadolu Partisi’ni kurmadan hemen önce şu sözleri sarf etmişti: “Kurucusunun büyük fedakarlıklarla inşa ettiği devletin yıkılıp, diktiği ağaçların sökülüp, yerine, adına “ak” denilen ucube sarayda somutlaşan otoriter bir devletin kurulması girişimini ve cumhuriyetin köşkünün, hanedan sarayına dönüştürülmesini sessizce izleyen; Türkiye’nin iç ve dış tehditlerle karşı karşıya olduğu, bu çok kritik dönemde sorumsuz çağrılar, tutarsız tezkere söylemleri, belirsiz politikalar ile halkımızın duyarlılıklarından kopuk muhalefet anlayışında ısrar edeceği anlaşılan CHP yönetiminin olası vahim tercihlerini değiştiremeyeceğimi anladığımdan, iktidar umudu da hedefi de bulunmayan yanlış ve zayıf politikaların parçası olmamak için büyük umutlarla geldiğim CHP’ den istifa ediyorum.”

Ayakta alkışladığımı hatırlıyorum…

Ve ufkuna, siyasi bilgisine, vizyonuna o zaman da çok inandığım Emine Ülker Tarhan’ın kurduğu Anadolu Partisi 7 Haziran’da iddialı girdiği ilk seçimlerde 27 bin 642 oy ve yüzde 0,06 oy oranıyla büyük bir hüsran yaşadı. Bu sonuçların ardından 1 Kasım seçimlerine katılmayarak kapatma kararı aldı.

Şimdi gelelim Muharrem İnce parti kurmalı mı, kurmamalı mı sorusuna. Yapılan açıklamalar ve kulislere göre, Muharrem İnce en kısa zamanda CHP’deki küskün kanadın gücünü yerinde değerlendirecek. Türkiye’de nabız yoklama turuna çıkarak, parti altyapısı ile ilgili gündem taraması yapacak, partisine verilecek olası desteğinin ne noktada olduğunu tartacak. 

Gördüğüm, okuduğum, anladığım kadarıyla CHP çatısı altında “bu işten vazgeç bizimle mücadelene devam et” diyen de var, “arkandayız sen haklısın” diye destekleyen de. Elbette İnce, CHP seçmeninden bir miktar alacağı gibi diğer siyasi partilerden de oy alacaktır. Ama bilmesi gereken şudur ki, bu oy toplamı bile CHP oylarının çok gerisinde kalacaktır. İnce’nin bu hamlesi son yerel seçimlerde yakaladığı başarıdan sonra elbette CHP’yi yaralayacak. Üstüne üstlük daha birkaç gün önce Bahçeli’nin Akşener’e “Yuvana dön” çağrısı bu kadar gündemdeyken.

Diyeceğim o ki; CHP’de yeni bir yapılanmanın şart olduğu su götürmez bir gerçek. Ama ayrışarak, bölünerek değil; tam tersi bir arada, akıl-fikir birliğiyle, yeni bir yönetim ve muhalefet anlayışı ile. Dilerim ki zekası, kültürü ve başarılı siyasi geçmişi sebebiyle “ince ”den bir sempatim olan Sayın İnce; DSP ve SHP ayrışması yüzünden İstanbul seçimini yüzde 25 oyla Refah Partisi’nin aldığını ve içinde bulunduğumuz sürecin nasıl başladığını unutmasın. Üstelik iktidar kanadının bu yeni oluşumu neden bu kadar desteklediği, bir anda Muharrem İnce’nin parti kurmasının yarattığı anlamsız heyecan ve olağan üstü bir sempatiyle karşılanması da dikkatli irdelenmeli.

Fazla gevezelik ettim. Son olarak diyorum ki; Evine dön Muharrem İnce…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.